DOLAR 7,6604
EURO 8,9115
ALTIN 458,459
BIST 1124,17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Gök Gürültülü

Hikâyeyle arada geçenleri anlamak için…

Google'da abone olun Google News

‘Kimse Hikâyeyle Aramda Geçenleri Anlamıyordu’, edebiyatımızın sessiz çınarlarından biri olan Nezihe Meriç’in tozlu gazete ve dergi sayfalarında kalmış söyleşilerini gün yüzüne çıkarıyor.

Hikâyeyle arada geçenleri anlamak için…
11.09.2020
6
A+
A-

“Cumhuriyet kuşağının ilk kadın yazarı kimdir?” sorusuna, bizim edebiyatımız özelinde verilen cevap Nezihe Meriç’tir. Bugün belki pek çok kimse tarafından adı bilinmiyor ve kaleminden çıkanlar çok satan listelerini doldurmuyor ama bugünün usta yazarlar kuşağını var eden isimlerin başını çeken isimlerden kendisi. Namı diğer ‘Nezim’, gençlerle her zaman yakalamayı başardığı sıcak iletişimi sayesinde sadece bugünün ustalarına değil, genç yazarlarına da -sadece yazdıklarıyla değil- bizzat dokunabilmeyi başardı.
Nezihe Meriç, ‘Seçilmiş Hikâyeler’ dergisindeki çıkışıyla adını duyurdu ilkin. 1950’de, derginin ‘Yeni İmzalar’ sayısındaki ‘Bir Şey’ adlı öyküsüyle başlayan Meriç’in öykü serüveni yine bu dergide devam etti. 1925 doğumlu Meriç, genç yaşta, henüz birkaç öyküsü yayımlanmasına ve kitabı basılmamış olmasına rağmen ‘Seçilmiş Hikâyeler’de edebiyatseverlere müjde verircesine özel bir sayıyla okuyucuya tanıtıldı. Meriç bu öykülerinde, toplu yaşayışlarda bile kendi iç yalnızlığını sürdüren genç kadınları anlatmadaki başarısı ve duru diliyle öne çıktı.

İlk kitabı ‘Bozbulanık’ ile okuyucu karşısına çıkışı ise Meriç’in ilk öyküsünün dergide yayımlanmasından üç yıl sonrasına rastlar. 1953’te SHD (Seçilmiş Hikâyeler Dergisi) Cep Kitapları Serisi’nin beşinci kitabı olarak yayımlanır ‘Bozbulanık’. İşte o günden bu yana, Nezihe Meriç edebiyat sahnemizde zarafetle salınmaya devam ediyor. ‘Bozbulanık’, Nezihe Meriç’le tanışmamızı sağladığı için önemli bir öykü kitabı değil sadece. Aynı zamanda edebiyatımızda bir kuşağın yolundan gideceği, pek çok öyküyücüyü doğuracağı bir ortam yarattığı için de önemli. Bununla birlikte Meriç’in adeta edebiyat manifestosu oldu.
Yalnızlığın ve düş kırıklıklarının bunalımını, yoksulluğun acılarını yaşayan, bazıları da düşler ardında koşan daha çok genç kadınların öykülerini yazdı Meriç burada. Sonrasında da yolunu çok değiştirmeyip çerçevesini çizdiği yolun çizgilerini kalınlaştırdı. Kadınların ezilmişliğine, yalnızlığına ve ötekileştirilmelerine dair derin yaralar taşır onun öyküleri hep. Bu bağlamda, onu yazarlık yaşamı boyunca etkisi altında bırakacak ‘kadın algısının’ ve edebiyatımızdaki yansımalarının peşine düşen ilk yazarlardan biri oldu. Derdi ‘şehirli’ ya da ‘taşralı’ olmadı. Bir yerde bir kadın yaşıyorsa Meriç onun peşine mutlaka ama mutlaka düştü. Hangi bağlamıyla ele alırsak alalım ‘ezilen’ bir kadın, Nezihe Meriç’in çiçek dürbününde illaki yer aldı. Şunu da söylemek şart: Nezihe Meriç’in öykülerinde bugünü hâlâ yaşarsınız. Her gün haber bültenlerine konu alan kadınların dünyalarına dair ilk ses verendir o.
Şimdi samimiyetle şunu sormak gerek: Edebiyatımızda böylesi derin izler bırakmış Nezihe Meriç’le ilgili ne biliyoruz?
Kabul edelim ki söyleyebileceklerimiz az…

Fakat -ne güzel- edebiyatımızın çınarlarından birinin bugünün okuruyla buluşması, yeni kuşak okurla da tanışması için çabalayan isimler var. Seval Şahin bunlardan biri. ‘Kimse Hikâyeyle Aramda Geçenleri Anlamıyordu’ ile Nezihe Meriç’in tozlu gazete ve dergi sayfalarında kalmış söyleşilerini gün yüzüne çıkardı Seval Şahin. Böylelikle, Meriç’i bugünün okurunun karşısına çıkarmasının yanında, ona dair çok önemli bir kaynağı da literatüre kazandırıyor. “Cumhuriyet kuşağının ilk kadın yazarı” olarak nitelenen bir kalemin ürettiği her şeyin gün yüzüne çıkarılarak yeniden okunmaya ve araştırmaya açılması, edebiyatına yeni kapılar aralamada ne kadar önemli olduğu yadsınamaz bir gerçek. Dahası bugünün edebiyatını okumada ve yorumlamada da aynı görevi üstlenir bu türden çalışmalar çünkü geçmişten tutulan bir perspektifle bugünün verimleri çok daha iyi yorumlanabilir. ‘Kimse Hikâyeyle Aramda Geçenleri Anlamıyordu’, işte bunu başarıyor.
Söyleşiler bir yazarla tanışmak için samimi pencereler açar okura. Bu anlamda sadece araştırmacılar ya da Meriç okurları için değil, Meriç’le bugüne kadar tanışmamış okurlar için de güzel bir fırsat bu kitap.

Hikâyeyle arada geçenleri anlamak için…KİMSE HİKÂYEYLE ARAMDA GEÇENLERİ ANLAMIYORDU
Nezihe Meriç
Hazırlayan: Seval Şahin
Yapı Kredi Yayınları, 2020
304 sayfa, 38 TL.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.