Koronavirüsü ‘Yeni Tapınakçılar’ mı yönetiyor? Nuh Albayrak’tan bomba yazı

Koronavirüs salgınına ilişkin ortaya atılan iddialar ve komplo teorileri bitmek bilmiyor. Konuya ilişkin çarpıcı bir yazı Star yazarı Nuh Albayrak kaleme aldı.

Koronavirüsü “Yeni Tapınakçılar” mı yönetiyor?” başlıklı yazısında Albayrak, Haçlı seferleriyle ortaya çıkan Tapınak şövalyelerinin şekil değiştirerek yeni yöntemlerle dünyayı yönetmeye devam ettiğini savundu.

Yahudi Cizvit Weishaupt ile Yahudi banker Rothschild, 1776 yılında kurulan İlluminati (Aydınlanma) tarikatına değinen yazar, bunları pasif bulan bir grup gencin 1884 yılında “Fabian Cemiyeti” (Fabian Society) ile yoluna devam ettiğine dikkat çekti.

Fabian cemiyeti için “Yeni Dünya Düzeni” hedefini gerçekleştirmek istiyordu ama bu ancak “inkılaplar”la yapılabilirdi” ifadelerine yer veren Albayrak, yazısına şöyle devam etti:

“Fabianlar İngiltere’nin yönetimini ele geçirmekle kalmamış, bütün dünyada faaliyete başlamışlardı. Mesela 1924 yılında Ankara’ya gelerek Türk millî eğitimini dizayn eden John Dewey, Amerika’nın en meşhur Fabianı idi. Öyle bir düzen kurmuştu ki; yüz yıl geçmesine ve Türkiye’nin görebileceği en güçlü muhafazakar iktidar 18 yıldır uğraşmasına rağmen hâlâ düzeltilemedi.

Avrupa’da dağılan imparatorluklar yerine “Avrupa Birleşik Devletleri” kurulmasına karar vererek, bugünkü AB’nin temelini Fabianlar atmış, bütün dünyayı siyasî, ekonomik ve askerî bakımdan kontrol edebilmek için BM, İMF ve NATO’yu kurmuşlardır. Chatham House ve onun ABD versiyonu olan Council on Foreign Relations’ı bunlar yönetmekte, önemli görevlere gelecek herkeste CFR referansı aranmaktadır.”

Yeni dünya düzeni için farklı yöntemlerle aralıksız çalışan yeni Tapınakçıların, yıllardır kullandığı söylemlerden birinin “kadınların özgürleştirilmesi” olduğunu yazan Albayrak, yazısına şöyle devam etti:

“Dünya nüfusu azalmalıdır”

“İnsan sayısı ne kadar az olursa, onları dönüştürmek o kadar kolay olacak” diyen Fabianlar, doğum kontrolünün de ateşli savunucularıdır. Yıllardır devam eden bu çabaların sonucu 1950’de yüzde 5 olan dünya doğurganlık hızı 2019’da 1,88’e düşmüştür. Emperyalist devletlerin, Müslüman coğrafyada gerçekleştirdiği katliamlar da aynı amaca yönelik olup, öldürülenlerin Müslüman olması onlar için ayrıca kazançtır.

Silahlı savaşlar yetmiyor biyolojik savaş gerekiyor!

Yeni Tapınakçıların dünya nüfusunu kontrol yöntemleri bunlarla da sınırlı değildir. Derin yapılar hakkındaki araştırmalarıyla bilinen Mehmet Hasan Bulut, Koronavirüs Vuhan’da ortaya çıkmadan 4 yıl önce yayınlanan “Yeni Dünyanın Kurtları” kitabında, Fabian önderlerinden Bertrand Russel’ın tavsiyelerini şöyle aktarıyor:

“Mutlaka negatif nüfusu gerçekleştirmeliyiz. Nüfus azaltılamazsa planımız gerçekleşmez. Dünya savaşlarının bu hedefe büyük bir katkısı olmadı. Fakat bakteriyolojik savaş daha efektif olabilir. Eğer dünyanın her yerinde her nesilde bir veba (veya Korona) salgını olabilseydi, kalanlar dünyayı böyle tıka basa dolduramazdı.” (s. 85)

Görüldüğü gibi iki dünya savaşındaki 100 milyona yakın kayıp Tapınakçı üstadı tatmin etmemiş, salgından; daha büyük bir “katkı” beklemektedir. Dünyanın işi çok zor…

Sizce bu virüs kime hizmet ediyor?

Asıl konumuza dönelim ve Tapınakçıların “salgın şart” öngörüsü ışığında salgını tekrar gözden geçirelim.

Aşıya ulaşılabilme açısından da baktığımızda koronavirüsten daha çok fakir ülkelerin insanları ölüyor. Avrupa ve Amerika’da sadece yaşlı nüfus azalıyor ki, bu da onları sevindiriyor.

Farkında mısınız; “salgını bitirecek” diye yolunu beklediğimiz “mutasyon” yeni kâbusumuz oldu. Ayrıca virüs sınır tanımıyor zannediyorduk ama ülkeden ülkeye etkisi çok değişiyor! Bu farklılık aşı temininde daha korkunç bir hal alıyor.

Komplo teorileriyle işim olmaz. Ama emperyalistler artık bizi o kadar çok şaşırtıyor ki, bu salgını da onların üretip dünyaya salmış olmasına hiç şaşırmam.